CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI VE PARTİ SÖZCÜSÜ BÜLENT TEZCAN’IN BASIN AÇIKLAMASI (30 NİSAN 2018)  
30.04.2018
12870
Yazı Boyutu: A- A+

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI VE PARTİ SÖZCÜSÜ BÜLENT TEZCAN’IN BASIN AÇIKLAMASI

(30 NİSAN 2018)

Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Tezcan, MYK gündemine ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti:


Değerli basın mensupları, hepiniz hoş geldiniz. Acı bir haber aldık biraz önce Afganistan’ın başkenti Kabil’de yine hain bir terör saldırısı haberi geldi. IŞİD saldırısıyla 25 kişinin terör saldırısına kurban edildiğini öğrendik, 25 kayıp var. Öncelikle saldırıda ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum, bütün Afganistan halkına başsağlığı diliyorum, terörü bir kere daha lanetliyorum. Terörün olmadığı bir dünya kurulacağı inancımızı güçlü bir biçimde yaşatmak zorundayız. 

Değerli arkadaşlar, bu akşam mübarek Berat Kandili. Bütün İslam âleminin, insanlığın, vatandaşlarımızın kandilini kutluyorum, kandilleri mübarek olsun, kandiliniz mübarek olsun. Bu önemli günler vesilesiyle bir kere daha barışın, kardeşliğin, dostluğun hakim olacağı günleri, o günlere ilişkin özlemlerimizi paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, yarın bir başka önemli gün 1 Mayıs Emek Bayramı. İşçinin, emekçinin, alın teriyle çalışanın hakkını alabileceği günlerin özlemiyle 1 Mayıs Emek Bayramının bütün dünya işçilerine ve emekçilerine kutlu olmasını diliyorum. 1 Mayıs’ın aynı zamanda bir emeğin dayanışma ve mücadele günü olarak kutlanmasını ve emeğin önündeki sorunları kaldırmak üzere küreselleşen dünyada, sermayenin küreselleştiği dünyada emeğin de küresel ölçekte dayanışma içerisinde örgütlenebileceği bir geleceği kurmak zorunda olduğumuz düşüncesini paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, adaylık müracaatlarımız bugün başladı. 30 Nisan – 7 Mayıs tarihleri arasında partimizde adaylık müracaatlarını alacağız. Giriş kısmında oluşturduğumuz bankolarda adaylık müracaatlarımız alınıyor, müracaat eden aday adayı arkadaşlarımızın müracaatlarını yaptıktan sonra kendilerini anlatabilmeleri, kendilerini tanıtabilmeleri için de 5 Merkez Yönetim Kurulu üyesi arkadaşımızı görevlendirdik. 5 Genel Başkan Yardımcısı arkadaşlarımıza seçim çevreleri dağıtıldı, o seçim çevrelerinde müracaat eden aday adayları kendi seçim çevreleriyle ilgili Genel Başkan Yardımcılarıyla da görüşerek kendilerini hem başvurularını o arkadaşlarımız kabul edecek, hem de görüşerek aday adaylarıyla ilgili bir ön görüşme yapılmış olacak. Onların izlenimleri doğrultusunda daha sonra değerlendirmeler yapılacak.

Aday adaylık şartları partimizin web sayfasında yazılı, daha önce de ilan edildi. Müracaat etmek isteyenlerin bu şartlara göre gerekli evrakları hazırlayıp dosyayı buradan alarak müracaat etmeleri gerekiyor.

Değerli arkadaşlar, seçim takvimi başladı biliyorsunuz. Bir çağrı yapma ihtiyacı duyuyoruz, bu önemli bir çağrı. 2 Mayıs’ta seçmen kütükleri askıya çıkacak. 2 Mayıs – 12 Mayıs tarihleri arasında seçmen kütükleri askıda kalacak ve bu süre içerisinde seçmen kütüklerine itiraz imkanı var. Vatandaşlarımızın oy kullanma hakkından mahrum olmamaları için ya da sahte seçmen ihtimaline karşı önlem almak üzere hem kendi isimlerinin seçmen kütüklerinde olup olmadıklarını kontrol etmeleri, hem de bu çerçevede bulundukları binalarda farklı seçmenler yazılıp yazılmadığını kontrol etmeleri güvenli bir seçim açısından yararlı olacaktır. 2 Mayıs’tan itibaren bütün vatandaşlarımızı seçmen kütüklerinde adlarını kontrol etmeye davet ediyoruz. Bunu Yüksek Seçim Kurulunun sitesinden girerek yapabilirler, Cumhuriyet Halk Partisinin web sayfasından girerek yapabilirler, ya da diğer siyasi partilerin de bu konuda çalışmaları olacaktır oralardan girerek yapabilirler. Ayrıca muhtarlıklarda da askıya çıkan listelerde, askı listelerinde isimlerini kontrol etmeleri mümkündür.

Bir başka önemli nokta, oy kullanma tarihi hep 24 Haziran’ı konuşuyoruz biliyorsunuz. İki tarih var. 24 Haziran Cumhurbaşkanı seçimi ve milletvekili seçimiyle ilgili tarihtir. Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa Cumhurbaşkanlığıyla ilgili 8 Temmuz’da ikinci tur oylaması yapılacaktır oy kullanma işlemi. Dolayısıyla vatandaşlarımızın yaz ayı olması nedeniyle muhtemel tatillerini ya da çeşitli seyahatlerini planlarken sadece 24 Haziran’a göre değil, 8 Temmuz’u da dikkate alarak planlamalarında yarar var. Bunu da vatandaşlarımızla paylaşmayı önemli görüyoruz.

Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz hafta çok önemli bir haber düştü Türkiye’nin gündemine ama ne yazık ki önemi veçhile basında hak ettiği yeri bulamadı. Siyasette bir yeni 28 Şubatçılık hareketi ile karşılaştık. Bir yeni askeri vesayet girişimiyle karşılaştık. Ne yazık ki ortalığın yıkılması gerekirdi, bununla ilgili basın açıklamaları yaptık, her bir arkadaşımız çıktı konuştu ama nedense medyada arzu ettiğimiz ölçüde yer bulmadı. Hatta arzu ettiğimiz demiyorum hak ettiği ölçüde yer bulmadı. Bizim arzu edip etmememiz önemli değil. Bu Türkiye’nin hangi noktaya geldiğinin işaretidir. Hatta haberi yapan bir gazeteci işinden oldu, sonra da “ben kendi isteğimle ayrıldım” demek zorunda bırakıldı. Bir kere daha tekrar ediyorum ve kampanya süresince de bunu unutturmayacağız; Genelkurmay Başkanı Sayın Hulusi Akar ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Sayın İbrahim Kalın tam da Abdullah Gül’ün adaylık konuları görüşülürken Abdullah Gül’ü ziyarete gitmiştir. Bu ziyaretin içeriği Abdullah Gül’e aday olma telkinidir. Genelkurmay Başkanı ve saray sözcüsü Sayın Abdullah Gül’e aday olmamasını telkin etmek üzere Abdullah Gül’ü ziyarete gitmişlerdir. Bu, yıllar sonra bir yeni Ali Fuat Başgil olayıdır. 1961 yılında Ali Fuat Başgil’e aday olmaması yönünde yapılan baskının yıllar sonra bir tekrarıdır. Bu, siyasete askeri vesayet bulaştırmadır. Askeri vesayetle siyasetin planlanmasıdır. Bu, yeni 28 Şubatçılıktır. Bugün bir yeni 28 Şubatçılık hareketiyle karşı karşıyayız. Bu, çok açık biçimde darbeciliktir. Siyasete asker eliyle dizayn verme çabasıdır, darbeciliktir. 20 Temmuz sivil darbesi bu ziyaretle üniforma giymiştir. 20 Temmuz sivil darbesi bu ziyaretle üniforma giymiştir ve askeri kanadını tamamlamıştır. İzaha muhtaç bir durumdur. Böylesi bir dönemde hatır ziyareti yapılacak günlerden geçmiyoruz. Bu çok açık bir yeni askeri vesayet girişimidir ve Erdoğan saray iktidarı, tek adam koalisyonu çöküşün eşiğine geldiğini anladığı anda ayakta durabilmek için son çareyi askeri vesayete sarılmakta bulmuştur. Millete şikayet ediyoruz, 24 Haziran’da ve 8 Temmuz’a kalırsa 8 Temmuz’da sandığa gidin ve bu askeri vesayet girişimini çökertin. Yıllardır size gelip askeri vesayete karşıyız diye oy isteyenlerin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Maske düştü, takke düştü kel göründü. Perde yırtıldı, arkadaki gerçek ortaya çıktı. Kendi iktidarlarını sürdürebilmek adına askeri vesayete sarılan bir anlayış yeni dönemde milletten yeniden yetki istemektedir, millet bu askeri vesayet girişimini 24 Haziran ve 8 Temmuz’da sandıkta boşa çıkaracaktır. Buna inanıyoruz.

Tabi bu haberi yapan gazeteciyi işten attılar, Türkiye’de basının içinde bulunduğu tabloyu da çok açık biçimde ortaya koyuyor arkadaşlar. Cumhuriyet Davası sonuçlandı. Cumhuriyet Davası hak etmediği halde mahkumiyetle sonuçlandı. Açıkça hukuka aykırı olduğu halde mahkumiyet kararları verildi. Ortada suç olmadığı halde gazeteciler hakkında hapis cezası kararı verildi. Cumhuriyet Gazetesinde dava konusu olan iddialar ve olay baştan sona gazetecilik faaliyetidir. Mahkeme gazetecilik faaliyetini mahkum etme ayıbının ve utancının altına imza atmıştır. O kararın altına imza atanlar o kararın utancı altında ezileceklerdir. Önümüzdeki süreçte itiraz ve temyiz aşamalarında bunun düzeleceğini umuyor ve düzeleceğine inanıyoruz, düzelmesini bekliyoruz.

Değerli arkadaşlar, casusluk aranıyorsa FETÖ’yü kozmik odaya sokarak tarihimizin en büyük casusluk olayına yardım ve yataklık eden, imkan sağlayan AK Parti iktidarının sorumlularına bakmak gerekir. FETÖ’yü kozmik odaya sokmak Türk Silahlı Kuvvetlerinin Harim-i İsmetini FETÖ çetesine, terör örgütüne açmak tam da hükümet eliyle casusluk yapmaktır. Hükümet imkanlarıyla casusluk yapmaktır. FETÖ’yü kozmik odaya sokup hükümet imkanıyla casusluk yaptıran AK Parti yönetimi hükümetin sorumluları bugün ellerini, kollarını sallaya sallaya gezerken FETÖ’ye karşı çıkan gazeteciler talimatla mahkumiyet kararı alıyorlar. Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu tablo budur, bu tabloyu inşallah sandıkta millet değiştirecek.

Değerli arkadaşlar, siyaset üslubu bozuldu. Erdoğan’ın, AK Parti Genel Başkanının konuşmalarına baktığınız zaman çocuklarımızın o konuşmaları dinlemesinden imtina eder olduk. Ahlakları bozulacak. Eskiden şöyle bir şey vardı biz çocukken Cumhurbaşkanlarını dinleyip örnek alırdık. Şimdi Cumhurbaşkanı yok ortada, Cumhurbaşkanlığı makamını işgal etmiş bir parti Genel Başkanı var, çocuklarımızı sakınıyoruz aman dinlemesinler ağızları bozulur diye. Siyaseti kirleten anlayış siyasetin dilini de kirletti. Siyaset yapma yöntemini kirletti, siyasetin dilini kirletti. Biraz önce anlattım, askeri vesayeti siyasete bulaştırmak siyaset yapma yöntemini kirletmektir. Yüzde 49 oy alan Başbakanı saray darbesiyle devirmek siyaset yapma yöntemini kirletmektir. Yolsuzlukları siyasetin merkezine oturtmak siyaseti kirletmektir. Bütün bir siyaset alanını kirletenler şimdi de siyasetin dilini pervasızca kirletmeye başladılar, siyasette nezaket kalmadı. Söylediği sözleri tekrar etmeye bile utanıyorum ama biz seviyeyi düşürmeyeceğiz. Atalarımız çok güzel bir şey söylemişler atasözlerimiz önemlidir. Bir güzel atasözümüz var, “Testinin içinde ne varsa ağzından o dökülür” diyor. Ne söylüyorsa bizimle ilgili ağzından bilin ki içinde o vardır ve kendi içindekini döküyor demektir.

Değerli arkadaşlar, Türkiye bir başka bölücülük faaliyetiyle daha karşı karşıya. Biliyorsunuz AK Parti iktidarı, Erdoğan rejimi, tek adam rejimi Türkiye’yi bölüyor, toplumu böldü, kutuplaştırdı, benden olan ve olmayan diye ayrıştırdı. Ülkeyi geldiği günden bu yana bölme sevdası içerisinde. Bir dönem Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanıydı, o zaman memleketi bölme projesine eş başkanlık yapmakla iftihar ediyordu Erdoğan. Ondan sonra toplumu böldü, şimdi de üniversiteleri bölüyor, 11 üniversiteyi bölüyor. Ya neden bölüyorsunuz? Dünyanın en eski üniversitesi Bologna Üniversitesi bin yıllık üniversite. Bin yıllık üniversite olması nedeniyle o kurumsal birikimi o kurumsal kimliğinden dolayı övünç duyuyor. Üniversite bir birikim demektir, üniversite bir geçmiş, bir tecrübe, kurumsal kimlik demektir. Literatüre girmiş yayınlar, bilimsel araştırma sayılarıyla üniversiteler dünyada ayrıcalıklı ve itibarlı yerlerini o tarihi birikiminden, kurumsal birikiminden alırlar. Üniversiteyi bölmek, parçalamak demek kurumsal kimliği parçalamak demektir. Üniversitenin kurumsal birikimini parçalamak demektir. İstanbul Üniversitesine düşman mısınız, Gazi Üniversitesine düşman mısınız, İnönü Üniversitesine düşman mısınız, sayamadığım diğer 11 üniversiteye? Öğrenci sayısı fazlaymış, olsun fazlaysa kampüsü genişletirsin, fazlaysa kontenjanı düşürür sonraki yıllarda daha az sayıda öğrenci alırsın. Ama yıllardan bu yana o üniversiteyle bütünleşmiş, kimliği o üniversitelerde onların bir parçası olmuş fakülteleri ayırıp başka yerlere dağıtarak, üniversiteleri bölerek eğitim sistemine ve üniversite anlayışına bir kere daha bu darbeyi vurmak ve bu kötülüğü yapmakla elinize ne geçecek? Giderken bile tahribat yaratarak gidiyorlar. Siyasette vesayet uygulamasını siyasete yeniden sokarak tahribat yaratarak gidiyorlar. Üniversiteleri bölerek, tahribat yaratarak gidiyorlar. Toplumu bölerek, tahribat yaratarak gidiyorlar.

Değerli arkadaşlar, bu iktidar iki lobi, bir hobi iktidarıdır. AK Parti iktidarı iki lobi, bir hobi iktidarıdır. Nedir bu diyeceksiniz? İki lobi, birinci lobi faiz lobisi, ikinci lobi ithalat lobisi. Hobi ne? Yolsuzluk hobisi. Faiz lobisine ülkeyi terk ettiler, bunların döneminde 150 milyar dolar yabancı finans kuruluşlarına faiz ödedi bu millet, içerde de 650 milyar lira içerdeki finans kuruluşlarına faiz ödedi, sadece faiz. Bu milletin alın teri. Faiz lobilerinin ortağı bunlar. İthalat lobisi Türk çiftçisini ve tarımını ithalat lobisine kurban ettiler. Türkiye’de üretilen ve ihraç edilebilme kapasitesi olan bütün ürünlerin Türkiye’de üretim kapasitesini daralttılar dışarıdan ithal etmeye başlıyorlar. Hububat ithal, et ithal, canlı hayvan ithal, saman ithal, her şeyi ithal eden, pamuğu, mısırı, buğdayı ithal eden, kendi çiftçisinin tütününü yok eden, şeker pancarını yok eden, şeker fabrikalarını satan bir iktidar. Niye? Çünkü ithalat lobisiyle ortaklar. Şekeri, buğdayı, pamuğu dışarıdan getiren, mısırı dışarıdan getirenler bunların ortakları. İthalat lobisiyle o ithalat kârını paylaşıyorlar kendi çiftçisinin ölmesi pahasına. İki lobiye Türkiye’yi teslim ettiler. Hobileri ne bir hobi? O da yolsuzluk hobisi. Doydular, artık normal bir insan bu kadar yolsuzluktan sonra bir daha yolsuzluk yapamaz doyar değil mi bir doyma noktası vardır. Bunlar doydukları halde şimdi çerez niyetine yolsuzluk yapmaya başladılar. Hani doyduktan sonra bir de oturur çerez yersiniz ya bunların çerezleri bile yolsuzluk. Yolsuzluktan beslenen, tatlı ve çerez niyetine de yolsuzluk yapan bir iktidar. Onun için AK Parti iktidarı iki lobi, bir hobi iktidarıdır. Ve inşallah millet 24 Haziran tarihinde iki lobi, bir hobi iktidarına son verecek.

Hepinize teşekkür ediyorum, sorularınız varsa alabilirim.

Soru- Bülent Bey milletvekili adaylık başvuruları başladı. Kemal Bey başvurmayı düşünüyor mu milletvekili olarak, düşünüyorsa bu başvuru ne zaman gerçekleşecek?

Bülent TEZCAN- Yani benim bildiğim başvuracak. Kendisiyle konuşmadım ama doğal olan da başvurmasıdır. Şimdi siz bu soruyu niye sorduğunuzu ben biliyorum “Cumhurbaşkanı adayı olacak mı, olmayacak mı” nın dolambaçlı yoldan bir sorusu. Genel Başkanımız başvuracak, nasıl başvuracak? Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili parti kararını verdikten sonra Sayın Genel Başkanımız Cumhurbaşkanı adayı olursa tabi ki milletvekili adayı olmayacak. Ama Sayın Genel Başkanımız, parti, partinin yetkili organları önümüzdeki süreçte bir başka Cumhurbaşkanı adayı ile çıkacaksa, yakın zamanda bu belli olacak. O zaman doğal olarak benim görüşüm tabi bu, Sayın Genel Başkanımız milletvekili adayı olması gerekiyor. Yani soru biraz yarım tuzak soruydu ama.

Soru- Cumhurbaşkanı adayı için bir planlama, bir takviminiz var mı onu da merak ediyoruz adayı açıklamak için. Bir ittifak tartışması var. Bu konuda bir sona ulaşıldı sanıyorum. Bu yönde açıklamalar vardı. Biraz bilgi verebilir misiniz? Başvuru takvimini bekleyecek miyiz, öncesinde bir açıklama olur mu?

Bülent TEZCAN- Arkadaşlar, Cumhurbaşkanı adayımızla ilgili çok gecikeceğini düşünmüyorum. Zaten bu hafta sonu Cumartesi son biliyorsunuz partilerin aday bildirme süresiyle ilgili ama Cumartesiyi beklemeden bu hafta ortalarında sanıyorum adayımızla tanışacaksınız, adayımızı öğreneceksiniz.

Diğer sorunuz ittifaklar meselesiydi. İttifaklarla ilgili süreç olumlu gelişiyor, biz ısrarla söylüyoruz ilkeler ittifakı ve demokrasi ittifakı dedik. Sonuçta o da bugünlerde, yakın zamanda ittifaklarla ilgili de bir önemli açıklamayı duyacaksınız.

Soru- İki sorum olacak size. YSK Başkanı Sadi Güven’in bugün bir açıklaması olmuştu. Seçim güvenliğine yönelik ortada hiçbir şey yok, seçimlere gidilmedi, neden seçimlere yönelik güvensizlik ortamı oluşturuluyor şeklinde bir açıklaması olmuştu.

İkinci sorumsa Sayın Meral Akşener’le ilgili, o da açıklamasında seçimleri kaybetmesi halinde Cumhurbaşkanının seçimleri iptal ettirebileceğine yönelik bazı açıklamaları olmuştu. Bu açıklamaları değerlendirir misiniz?

Bülent TEZCAN- YSK Başkanı Sayın Sadi Güven’in bu konuda kamuoyu önünde yakınmaktan çok toplumda seçim güvenliğiyle ilgili bir rahatsızlık varsa oturup hem kendisinin, hem de YSK’nın, yüksek heyetin bunu düşünmesi gerekir. “Ateş olmayan yerden duman tütmez” diye bir atasözümüz vardır. Dolayısıyla seçim güvenliği konusunda biz azami dikkat göstereceğiz. Bu konuda bütün altyapı çalışmalarını yaptık. Biz sandık güvenliğini sağlayacağız. YSK da niye şikayet ediyorlar diye sormak yerine, ya muhtemelen nedir bu tablo deyip gerekli önlemleri alırsa Türkiye’de güvenli bir seçim yaparız. Milletin oyu sandığa huzur içerisinde girer ve huzur içerisinde çıkar.

Sayın Akşener’in açıklamasını duymadım. Ama şunu büyük bir gönül ferahlığıyla ve büyük bir cesaretle paylaşıyorum ki, milletin gücüne dayanmadan kimsenin seçimi kazanamadım diye iptal edebilme gücü ve yetkisi yoktur. Böyle bir kudreti olamaz, ona fırsat vermeyiz. Haddine değildir hiç kimsenin bu açıklama eğer yapıldıysa, birilerinin böyle bir kulis bilgisi yayıyorlarsa bunu yapacak diye, hiç kimsenin kaybettiği seçime rağmen orada oturmaya gücü yetmez.

Soru- Efendim Sayın Genel Başkan İYİ Partiye geçen 15 milletvekilinin eğer isterlerse CHP listelerinden tekrar aday olabileceklerini söyledi. Teknik olarak biraz izah edebilir misiniz? İYİ Partiden istifa edip CHP listelerinden mi aday gösterilecekler, o süreç nasıl?

Soru- Ek olarak tarih?

Bülent TEZCAN- Arkadaşlar, tabi teknik açıklamayı teknik arkadaşlar yaparlar, hukukçular yaparlar, bakarlar ne zaman olur, nasıl olur, olacak mı, olmayacak mı? Ben hukukçuyum ama burada siyasi kimliğimle yaptığım açıklama teknik açıklama değil, bir siyasi karar olarak algılanır. O nedenle müsaade ederseniz teknik açıklamayı bilen anayasa hukukçuları, seçim hukukunu bilenlere sorun.

Gelip gelmeme, zamanı gelince gelecekler arkadaşlar. Onların kararı bir siyasi kararla önemli bir görev yaptılar, o görevle ilgili aynı irade, aynı siyaset iradesi ne zaman gerekli görürse o zaman arkadaşlarımız gelirler. O bir görevdir, başladıkları görevi hakkıyla bitirirler.

Soru- Dün Kayseri’de daha önceki gün Kemal Bey’in İl Başkanlarına Cumhurbaşkanı adaylarını sorduğunu öğrendik. Bir sandık kurularak isim istemiş. Nedir o sandıktan çıkan isim, bunu belki direk olarak bu ismi vermeyeceksiniz biliyoruz ama en azından küçük bir bilgi olabilir belki.

Bülent TEZCAN- Şöyle, o ismi ben de bilmiyorum. Çünkü onların hiçbirisini açmadık, zarfları bir torbaya koyduk Sayın Genel Başkana teslim ettik. Şu da bilinmelidir, orada oy veren il başkanlarımızın hiçbiri buradan ne çıkarsa aday o olacaktır diye de düşünmedi. Çünkü bu konuda yetki kurullar bellidir. Ancak örgütün görüşünün alınması da önemlidir. Bütün bunlar bugüne kadarki araştırma ve bilgi birikimiyle değerlendirip birlikte ele alınacak ve ondan sonra aday açıklanacaktır.

Teşekkür ediyorum arkadaşlar.

CHPnet

SİTELERİ